a.ozdemir

About Ayfer ÖZDEMİR

“Ben Kimim?” Herkesin kendine ve karşısındakine mutlaka sorduğu soru değil mi bu? Belki de insanın “asıl” sorusu. Bu sorunun cevabı için o herkeslerde gördüğünüz uzun listeli bir biyografi yazmayacağım sizlere. 10.05.1974 tarihinde İstanbul’da doğdum ve 44 yılını burada geçirdim. Çocukluk yıllarında “Ben neden buradayım?” “Bu insanlar kim?” “Ben neredeyim ve ne yapıyorum burada?” sorularıyla savrulup arayışlara girmiş, kendi ruhundaki yalnızlıklarda savaşmış, kâh gelmiş suçlamış kâh gelmiş suçlanmış içi kırgınlıklarla dolu olarak hayata başlamış birisiyim...
Instagram: https://www.instagram.com/ayfer_ozdemir_yasam_kocu

EVDEKİ MUTLULUK

2021-02-21T17:29:41+03:00

İnsanın karnı doyduktan sonra gelen en temel ihtiyacı güvenliktir. Bu da başının üzerinde bir çatı ve tehlikeden uzak barınacağı bir evdir. Servet ödeyerek bir ev satın almak mümkündür ancak bir evi yuva yapan içindekilerin birbirleriyle olan ilişkileri ve aralarındaki yarattıkları sevgi ortamıdır. “Sevginin ve kahkahanın hakim olduğu masada yenen kuru ekmek, sevgisizlik ve nefretin hakim olduğu ziyafet masasından daha değerlidir” sözünü pusulanız yapmanızı tavsiye ederim.  Bu sözü rotamız belirleyerek sizlere evinizde bu konuda katkı sağlayacak  bazı düzen önerilerini paylaşmak isterim. Yemek odanıza özen gösterin: Ailenizin bütün üyelerinin yemek saatinde aynı masa etrafında toplanmasına gayret edin. Sofrada olumsuz duygu yaşatacak konuları açmaktan kaçının. [...]

EVDEKİ MUTLULUK2021-02-21T17:29:41+03:00

SOSYAL VİCDAN

2021-02-21T16:59:09+03:00

Bütün insanlar günlük hayatlarında birbirleriyle çelişen duygularla mücadele etmek zorunda kalır. İnsanların büyük çoğunluğu, hem aynaya bakarak kendisini saygıdeğer bir insan olarak görmek, hem de durumun kendisine sunduğu imkanlardan yararlanmak eğilimindedir. Çünkü her insan toplum hiyerarşisinde öne çıkmak ister ve bunun sonucu olarak kendi çıkarını, diğer insanların çıkarının önüne koymak isteyebilir. Ancak bugün dünyada gelişmiş ülkelerde bile, gelir dağılımındaki adaletsizlik giderek büyümektedir. Örneğin, ABD’de en üst gelir grubundaki %20’lik kesim, ulusal gelirin %90’ını alır. Bu fark 20 yıl öncesine göre iki katına yakın bir kopmayı işaret etmektedir. Bu durum sadece varlığın giderek daha büyük ölçüde bir grup seçkinin elinde toplandığını göstermez, aynı [...]

SOSYAL VİCDAN2021-02-21T16:59:09+03:00

Her gün “1 (D+O+S+E) Mutluluk”

2021-02-17T17:28:13+03:00

Bir dakikalığınıza hayatınıza bir virgül koyup şunu düşünmenizi  istiyorum. Mutlu olmak için ne yapmak gerek? İyi bir okula gitmek mi Dereceyle mezun olmak mı İyi bir işe girmek mi Sevdiğin biriyle evlenmek mi? Yukarıdakilerin hepsi mi? Mutluluğun edebiyatını yaptık, felsefesini okuduk, resmini bile gördük, şimdi de bilimini anlamaya çalışalım. Mutlu olmak için ne yapmak gerek? Sorusunun cevap şıklarına hep dış dünyayla ilgili şeyler konulur nedense.  Ve bunların hangisini seçerseniz seçin size kısa vadeli bir mutluluk sağlar. Her bir şık sizi en fazla birkaç hafta mutlu eder. Uzun vadeli mutluluk dış dünyanız tarafından değil, iç dünyanız tarafından belirlenir. Beyninizin dünyayı nasıl algıladığı [...]

Her gün “1 (D+O+S+E) Mutluluk”2021-02-17T17:28:13+03:00

MİMOZA VE KADIN

2021-02-11T16:12:17+03:00

Canımı yoluna koyduğum Mimoza çiçeğimsin der Volkan Konak şarkısının başında. İsmi bile özel gelmiştir bana. İsminde bu kadar güzel enerji yansıtan mimozanın anlamını ve öyküsünü araştırdığımda ise hissettiğim bu güzel enerjinin ve kadınsı bağın anlamı layığını bulmuştu. Mimoza çiçeği gündüzleri açar, gece kapanır. Bu ritim hiç şaşmaz. Günün birinde bir bilim insanı mimoza çiçeğini alıp gün boyu karanlıkta tutuyor, sonra görüyor ki karanlıkta bile olsa  mimoza çiçeği gündüze eş değer saatlerde açıyor, gece saatlerinde kapanıyor. Onu alması gereken yol ve sistemden kimse uzak tutamıyordu. Bu enerjiyi hissetmem ve sevmem kadın olarak gayet normaldi yani. Ayrıca hikayesini sizlere aktardığımda beni çok daha [...]

MİMOZA VE KADIN2021-02-11T16:12:17+03:00

KENDİNDEN KOPUŞ

2021-02-11T16:18:03+03:00

Yaşam, yaşamımızın sorumluluğunu aldığımızda, yaşamın anlamsızlığını kabul edip ona anlamlar bulmaya çabaladığımızda, sorumluluk aldığımızda, sorumluluklarımızın peşinden gittiğimizde anlamlı hale gelecek. Özgürleşmenin sorumluluğunu hissettiğimizde ve ancak bu uğurda bir şeyler yaptığımızda… Marx’ın "İnsan, tarihini kendi yapar, ama önceden hazır bulduğu koşullar içinde" deyişinin özüdür. İnsan unuturken de, tarihini yaparken de, boş kağıt üzerine yazı yazarken ki gibi özgür değildir. Doğal ve toplumsal süreçte, süreklilik aslidir ve kopuş ancak uzun dönemde kendini açığa vurur. İnsan büyük ölçüde yaşadığı toprakla, içinde yetiştiği kültürle, kullandığı dille kurar kendini. Bunun için her gidiş kendinden kopuş, kendini yeniden kurma çabasının kaçınılmazlığıdır. Her giden yeniden kurmak zorunda kalır kendini. [...]

KENDİNDEN KOPUŞ2021-02-11T16:18:03+03:00

“NE İSTİYORSUN?”

2021-01-24T16:36:38+03:00

Bu soru hayatınız boyunca en çok peşinden gitmeniz gereken soru: “Ben bu hayatta ne istiyorum?” Evet, “Ne istiyorsun?” Lütfen okumaya devam etmeden kendine sesli olarak bu soruyu sor ve sesli olarak kendine bunun cevabını ver. “Ne istediğini net bir şekilde yüksek sesle söyle ki kendin de duy. Evren seni duysun. Sen kendini duymazsan, net olmazsan, sana istediğini nasıl versin ki?” Yoksa cevabından emin mi olamadın? Ya da bu cevabını gerçekten ne kadar istiyorsun? Ve biz, hepimiz onu bunu istiyorum derken, aslında ne kadarını gerçekten kalbimizle istiyoruz, ne kadarını ezberden söylüyoruz, ne kadar gerçekten hayatta ne istediğimize hakimiz diye oturup bakmak gerek [...]

“NE İSTİYORSUN?”2021-01-24T16:36:38+03:00

TOPLUMSAL HASTALIK : KORKU KÜLTÜRÜ

2021-01-24T16:29:59+03:00

Sürekli korku içindeyiz, sürekli bir şeylerden korkuyoruz. Şimdilerde Corona Virüsünden, ölmekten, fakirlikten, elden ayaktan düşmekten, yarın gözümüzü ekonomik krize açmaktan, borçlarımızın katlanmasından, otobüsü kaçırmaktan, işsiz kalmaktan, suçlanmaktan, yaşamımızın bir anda değişmesinden, çocuklarımıza aydınlık  bir dünya bırakamamaktan korkuyoruz. Daha bunun gibi nice korkularımız var tabi.  Korktukça içimize kapanıyoruz, yalnızlaşıyoruz, mutsuzlaşıyoruz, kararıyoruz doğal olarak. Zira aydınlık değil kasvet sarıyor içimizi.  Çünkü umut eden yaşamsal enerjimiz devrede değil. Bizi istemediklerimizle korkutan, yaşamsal mutluluk gücümüzü elimizden alan, çaresizlik hissiyle donatan bir enerjinin esiri haline geliyoruz. Ülkemizde korkma eylemi uzun yıllardır  kültürümüz halinde. Korku kültürü yaşamda “GÜCÜ” temel olarak kabul eder. Hayatta en önemli şey güçtür [...]

TOPLUMSAL HASTALIK : KORKU KÜLTÜRÜ2021-01-24T16:29:59+03:00

UYKU HİJYENİ

2021-01-10T11:21:04+03:00

Hem zihinsel hem de fiziksel sağlık üzerinde önemli etkileri bulunan uyku, güçlü bir bağışıklık sistemi için de oldukça önemlidir. Sağlıklı bir uyku düzeni, bağışıklık sisteminin sağlıklı bir şekilde çalışmasını sürdürmesi için destek oluşturur. Uykunun bağışıklık sistemi üzerinde bu denli etkili olmasının en önemli nedeni bedensel dinlenmeyi sağlamasıdır. Uyku beynin aktif bir sürecidir. Sağlıklı beslenme ve egzersizin yanında uykunun sağlık üzerindeki etkisi çok fazladır. Birçok fizyolojik görev uykuda hızlanmaktadır. Kişinin sağlıklı kalması ve en iyi şekilde yaşamını sürdürebilmesi için gereken yaşamsal bazı görevler yalnızca uyku sırasında yerine getirebilir. Uyku bilinenin aksine beynin pasif değil aktif bir sürecidir. Uykunun normal bir şekilde başlatılması, devam [...]

UYKU HİJYENİ2021-01-10T11:21:04+03:00

DEĞİŞMEK ZOR MU? GEREKLİ Mİ?

2021-01-02T09:59:41+03:00

Aslında değişmenin zorluğundan önce gerekliliğini anlamak gerek. Evet, ağaç yaşken eğilir, belli bir yaştan sonra değişmek kolay değildir. Fakat değişmekten ne anlaşıldığına bir bakmak gerek, değişimi gerçekleştirmek için. Değişmek bir kişinin yapısının tamamen değişmesi demek değildir. Değişmek, kişinin bambaşka bir insan olması demek değil, kişiye acı veren, onu mutsuz eden düşünce sistemini ve bu sistemle paralel gelişen tutum ve davranışlarını değiştirmesidir.  "Değişmek zordur” sözü o kadar fazla kullanılıyor ki, çoğu zaman değişimden anlaşılan, sanki kişi başına gelen bir olay sonucu birden bire aydınlanacak ve o aydınlanmanın verdiği güçle tüm zorluğuna rağmen, birden değişecek oluyor. O aydınlanma kolay kolay yaşanamadığı ve doğa [...]

DEĞİŞMEK ZOR MU? GEREKLİ Mİ?2021-01-02T09:59:41+03:00

ÖZGÜRCE SEVİN!

2021-01-02T10:03:09+03:00

Sevgi şehveti aşan yüce bir var oluş halidir. O bir insanın, diğerine dayanması şeklinde değil, iki güçlü ve tek başına yürüyebilen, realiteyi tanımlayabilen ve o realiteyi birbirine bağlayan ya da onları ayrı tutan iki insan tarafından paylaşılır. O her düzeyde harika bir yoldaşlıktır. Eğer başkasını, onun sizi daima mutlu etmesi koşuluyla severseniz, bu sevgi değil ihtiyaç olur. Eğer siz kendinizi severseniz, kimseyi koşullu sevmezsiniz. Özgürce sevmeyi öğrenin, herkesin gerçeğine, görüşüne saygı gösterin. Ve sizin gibi, aynı şeyi diğerlerinin de yapmalarına izin verin. Bu sağlandığında sevgi uzun süreli olacaktır. Siz insanları zorla değiştirmeye kalktığınızda, bir zorba ve esir edici olursunuz.  Çünkü onların [...]

ÖZGÜRCE SEVİN!2021-01-02T10:03:09+03:00

İletişim

  • Cevat Paşa Mah. Ordu Sok.
    Merkez
    ÇANAKKALE

  • +90 533 946 1735
  • Pazartesi'den Cumartesi'ye 09:00 - 19:00
Go to Top