Dünyadaki yaşam bir takım oyunudur. Bu oyuna katılıp katkıda bulunabilmek için kuralları öğrenmek son derece önemlidir. Şöyle düşünelim lütfen; herkesin kafasına göre hareket ettiği bir futbol maçı meydan kavgasına dönüşeceği için, sahaya çıkmadan önce kurallar oyunculara öğretilir.

Fakat insanlar bu yasaları unuttuğu ya da onları göz ardı etmeyi tercih ettiği için dünyadaki yaşam bir meydan kavgasına dönüşmüştür. İnsanlar bu oyunu binlerce yıldır gürültücü çocuklar gibi kargaşa yaratarak oynamışlardır. İlişkiler ihtiyaç ve kontrol arzusuna göre şekillenmiş, başarı kavramı maddi kazanımlar ve mal varlıklarıyla tanımlanmıştır. İnsanlar fiziksel ve cinsel duyularına odaklandıkları için, öfke, acı ve korku baskın duygular olmuştur.Sık sık varoluşlarını haklı çıkarmaya ya da üstünlüklerini kanıtlamaya ihtiyaç duydukları için, yaşam bir güç mücadelesine dönüşmüş, uyumsuzluk hüküm sürmüştür.

Değişim zamanı geldi. İlahi hoşnutsuzluk insanların kalplerinde yer etmeye başlıyor. Dünyadaki ortak bilinç değişim sürecine girdiğinden artık insanları sadece ihtiyaçlar ve açgözlülük tatmin etmiyor. İnsanlık daha iyi bir yaşam biçimine özlem duyuyor. Buna ulaşabilmek için kuralları öğrenmemiz, işbirliği yapmamız ve oyunu bu kurallara göre oynamamız istenmekte. Yani benzetirsek; bir üst lige yükselme hazırlığı içindeyiz.

Toplu halde daha yüksek bir boyuta geçiş sürecindeyiz. Eski. alışkanlıklar ve çözülmemiş sorunların yüzeye çıkması onları inceleyip salıvererek yeniliklere yer açabilmemizi sağlamaktadır. Toplumsal yapılar çökmeye başlamıştır. Monarşiler parlamento­’!ar, büyük şirketler, bankalar ve tüm dinozor kurumlar değişim sürecine girmiş ya da nesilleri tükenmeye başlamıştır. Bazı savaşlar çıbanları andırmaktadır; düşmanlığa dönüşmüş öfke, günümüzde adeta irin akıtarak temizlenmektedir.

Spiritüel yasalara uygun yaşayarak aydınlanmaya ulaşabiliriz. En büyük mutluluğumuz insanlığa ve Evren’e hizmet etmektir. Dünyadaki cennet budur. Bu sayede mutlu huzurlu ve uyumlu bir yaşam sürebiliriz. Başkalarıyla işbirliği yapabilir, onlara bazı yetkiler verebiliriz. Egomuzun arzularını salıvererek hayatımızı kutsallığa adayabiliriz.

Dünya özgür iradenin geçerli olduğu bir düzlemdir. Yasalara uymayı ya da uymamayı seçebiliriz. Ancak, onlara uyarsak ödüllendirilir, uymazsak bazı sonuçlara katlanmak zorunda kalırız.

İnsanlar hayatımızdaki hangi olayların özgür seçimlerimizin sonucunda şekillendiğini ve hangilerinin kaçınılmaz olduğunu sık sık sormaktadır. Belli başlı bazı kararları siz dünyaya gelmeden önce Yüksek Benliğiniz vermiştir. Ruhunuz bu seçimleri gelişmek için ihtiyaç duyduğunuz deneyimleri göz önünde bulundurarak yapmaktadır.

Ruhunuzun ihtiyaç duyduğu meydan okumayla yüzleşebilmesi için, geçimsiz ebeveynlerin çocuğu olarak dünyaya gelmeyi seçmeniz mümkündür. Saçma bir düşünce olduğunu öne sürerek bunu reddetseniz de, ruhunuz hayatınızı daha geniş bir perspektife göre değerlendirmektedir.

Evleneceğiniz kişiyle karma borcunuzu ödemek için ya da beraber mutlu olma hakkını kazandığınız için tanışmanız mümkündür. Ruhunuzun ölümü tecrübe etmeye ihtiyacı varsa, çocuğunuzun ölümüyle yüzleşmeniz olasıdır. Otuz yaşınıza geldiğinizde, hayatınız beklenmedik olaylar yüzünden altüst olabilir.

Bunlar dünyaya gelmeden önce verilmiş, kaçınılmaz kararlardır. Fakat tüm bu durumlarla nasıl başa çıkacağınız konusunda özgür seçimler yapabilir, hayatınızdaki diğer konular hakkında bazı kararlar verebilirsiniz. Bu durum dünya turuna çıkmak için uçak bileti almaya benzer. Yola koyulmadan önce uğramayı kabul ettiğiniz bazı duraklar ve yerinizi önceden ayırttığınız bazı uçaklar bulunmaktadır. Zamanın geri kalanını ne şekilde kullanacağınız ise tamamen size kalmıştır. Spiritüel yasalara uyup oyun kalitenizi yükselttikçe, buradaki misyonunuz size açıklanacaktır.

Dünyadaki yolculuğunuzda neyi başarmaya niyetlendiğiniz konusunda bir fikir edinmeye başladığınızda, belirginleşen amacınız neşe kaynağınız olacaktır.

İnsan bilincinin 2012 ve onu takip eden yıllarda gerçekleşecek kitlesel uyanışına hazırlık aşamasındayız. Bir kuantum sıçrayışı gerçekleşmek üzere.

Sizin göreviniz kendinizi bu değişime hazırlamak ve sıçrayışa hazır olmaktır. Yaşam labirentinde kafa karışıklığı ve korku içerisinde amaçsızca koşuşturmaya bir son verin. Artık kendimize güvenerek ve amaç duygusuyla yeni bir alana doğru ilerleme zamanımız geldi.

Yolculuğa hazır mısınız? Desteğe ihtiyacım var diyenler için buradayım.

Ayfer ÖZDEMİR