İçeriğe geç

GEÇMEYEN GEÇMİŞ

Access Bars Uyg. - Ayfer ÖZDEMİR ile Yaşam Fısıltısı

Doğa insan atığına dayanamaz hale gelmektedir ve bu sadece insan bedeninin atıklarından değil, insanın değişmeye gönüllü olmamasından, bunun için çaba göstermemesinden, insanın tutumundan kaynaklanır.

Bir insanın üstat gibi olabilmesi için değişmesi, geçmişi bırakmasından daha büyük zorunluluk yoktur. Yeni şafağı görmeye layık bir varlık olabilmek için, düşüncelerin kirinden, içindeki nefretten, hiddet ve kıskançlıktan ve geçmişin tortusundan arınmak gerekir. Tıpkı bir çocuk gibi yargılamadan bakması ve sevmeyi bilmesi, nezaket ve yumuşaklıkla sarmalanması gereklidir. Yani bu bilinç seviyesine erişebilmelidir.

Bu işin sırrı da geçmişinizden kurtulmaktır. Dünün eylemlerine dayanmayan düşüncelere sahip olmaktır. Geçmiş;  bitmiş olayların ölü enerjisini taşır. Geçmiş, içinizdeki savaş ve karışıklık yaratacak olan büyük ordunun sahibidir. Sizin geçmişi aşıp daha büyük bir düşünceyi kabul etmeniz gereklidir. Geçmişten arınmalı, ondan kurtulmalı ve bir kurban olmayı bırakmayı öğrenmelisiniz.

Hepimiz geçmişte iyi veya kötü bazı olaylar yaşadık elbette. Bu yaşadığımız olayların akılda kalıcı olanları ve bize yük olanları genellikle ağladığımız, üzüldüğümüz ve utandığımız zamanlarda gerçekleşir. Aslında geçmişte yaşanan bir olayı ağırlaştıran şey bizim ona yüklediğimiz anlam ve bağlılık seviyesidir. 

Birçok kişi sizin geçmişte yaptığınız aptalca şeyler yüzünden eleştirebilir. Geçmişte yaşadığınız şeyler ile sürekli zihninizi meşgul edebilir, kendinizi çöküntüye ve depresyona sürükleyebilirsiniz. Utanırsınız, üzülürsünüz, sıkılırsınız. Geçmişiniz sizin esenliğinizi, güvensizliğinizi, acılarınızı ve ıstırabınızı belirler maalesef. Siz hayatınızdaki bir çok şeyi geçmişi referans alarak tanımlarsınız. Duygusal olarak yolunuza çıkan her şey geçmişten gelen bir ulaktır.

Halbuki siz kendinizle, geçmişinizle yüzleşmeye başladığınızda, gizli utançlarınızı, suçluluklarınızı, güvensizliklerinizi ele alıp dönüştürdükçe bilinciniz daha da büyür ve genişler. Zayıf bir kişi geçmişin ve geleneğin seslerine kulak verecek ve soruna boyun eğecek veya onu saklayacaktır. Ama çok azınız onu bir sorun olarak değil, içinizde yeni bir bilinci ateşlemek için bir fırsat olarak karşılayacaktır.

Kişisel seçim ve irade besiniyle kendinizi değiştirmeniz gerekir. Bedeninizi besleyip geliştirdiğiniz gibi, zihninizi de geliştirmeniz gerekir. Tabi bunları bilmek ve değiştirmek istemeyenleriniz olacaktır. Değişmek ve değiştirmek onlara zor gelecektir. Çünkü nefret etmesi gereken konularda iyi davranması gerekecek, kırması gereken yerde hoşgörülü olacak, bağımlılıkları karşısında güç kazanacak, kurban rolünü oynamayacaktır. Her zaman beslendiği stresi ortadan kalkacaktır.

Bugün kişiliğim zannettiklerinizin hepsi geçmişin ve geçmişte yaşadığınız insanların size yazdığı ve yaşattığı hikayeler ve deneyimlerdir. Peki bu gerçekten sizin kişiliğiniz mi? Siz bu musunuz?

Geçmişin esaretinden kurtulmuş olarak hayatınız nasıl olurdu? Siz artık bu duygulara sahip olmasaydınız hayatınız nasıl olurdu? Geçmiş bizim için öğretici bir kitap olabilir veya bizi çöküşe sürükleyen bir kitap da olabilir. Bu tamamen bizim elimizdedir.

AYFER ÖZDEMİR

Uluslararası Nlp ve Profesyonel Yaşam Koçu

Bilinçaltı ve Kişisel Gelişim Uzmanı

Bir cevap yazın