NEFES

Ne kadar farkındasınız bilemiyorum ama günde 20.000’den kereden fazla nefes alıyoruz! Yaşamaya, hayata nefes ile başlayıp, hayat yolculuğumuza  nefes ile son veriyoruz. Telaş olarak sürdüğümüz günlük rutinimizde aldığımız nefesi hayatımızda ne kadar otomatik hale getirdiğimizi fark etmiyoruz bile.

Varlığımızın en önemli temsilcisi olan nefesi farkındalıkla aldığımızda bedenimizde anlamlı değişimler yarattığını deneyimlemiş biri olarak bugünkü yazımda nefese ve önemine yer vermek istedim.

Bebeklerin nefes alışlarını izlemenizi tavsiye ederim öncelikle. Ne kadar derinden ve karın bölgesini indirip şişirerek aldıklarını bir gözlemleyin önce. Bu şekilde doğru nefesin vücutsal alışını kabul edişini  bir seyredin.

Yaş aldıkça, günlük rutinimiz stresle doldukça, değişimler koşturmaca telaşlar içinde kayboldukça doğal olarak nefes almamızın üzerindeki farkındalığımız hepten yok oluyor. Nefesi kesen olaylar yaşadıkça ve bunlar sürekli arttıkça nefeslerimizin düzeni ve derinliği uzunluğu da azalıyor doğal olarak.

Doğru şekilde nefesi almak, bedenimizin ihtiyacı olan oranda oksijenle dolması ve beynin tazelenmesi anlamına gelmektedir. İyi alınmış bir nefes beraberinde mutlaka sağlıklı uykuyu getirir. İyi uyku beraberinde mutlaka dinç bir uyanışı getirir.  Dinç bir uyanış ise beraberinde düşünen anlayan ve sorun ne kadar büyük olursa olsun çözen bir zihni getirir. Aslında doğru nefes hayatımızı ve işlerimizi kolaylaştırır.

Nefes bedenimiz, zihnimiz ve ruhumuz arasındaki en kuvvetli ve hızlı köprüdür.  Nefes  bedenimizde serbestçe dolaşabildiğinde, kendimizi sağlıklı ve hayat dolu hissederiz.

Öte yandan beden yeterince oksijeni aldığında, kana yeterince oksijen de gidecektir.  Kanın beyne oksijen taşıması ayrıca algımızı açacak ve erken yorulmalara da bir dur demiş olacağız. Doğru nefes  aynı zamanda kandaki karbondioksit miktarını da dengeleyecektir.

Doğru nefes almak kadar  doğru nefes vermek te bütünsel anlamda önemlidir. Kandaki yetersiz oksijen ve karbondioksit değişimi ile beden artık bu soruna ses çıkarmaya başlayacaktır. Nasıl mı? Bağışıklık sisteminden sinir sitemine kadar panik atak, uykusuzluk, baş dönmesi, organlarda rahatsızlıklar gibi birçok rahatsızlıkla tabiiki…

Tavsiyem gün boyunca  sadece burnunuzdan nefes alıp veriniz. Ağzınızdan aldığınız her nefeste kanınıza daha az oksijen pompalanır, organ ve dokularınızdaki oksijen seviyesi  normalin altına düşer.  Ağızdan nefes alıp verdiğinizde damarlarınız büzüşür, burun delikleriniz tıkanır, beyne yeterli oksijen gitmez, merkezi sinir sistemi ve organlar strese girer ve  yaşam enerjiniz ve yaşam konforunuz ciddi olarak düşmeye başlar.  Unutmayın ağzımız yemek yemek için, burnumuz ise nefes almamız için yaratılmıştır.

Taze bir beden ve zihin bizi daha yaratıcı kılacaksa neden doğru nefes almayalım?
Aldığınız her nefesin derin ve hayatınıza renk katması dileğiyle…

AYFER ÖZDEMİR

Bir cevap yazın